Zorunda mıyım?

0 0

Sevgili okur,

Zorunda mıyım 🙂 Güzel bir Pazar günü geçirmek zorunda mıyım! Yani niye böylesi bir mahalle baskısı oluşturuyorsunuz üzerimde? Evet, siz! Kalabalık ve mutlu kahvaltı sofraları (breakfest mı lunch mı belli değil brunch diye tembelliğinize de bi kılıf bulmuşsunuz), deniz kıyısı fotoğrafları, kahveler, kitaplar bilmemneler 🙂

N’apsaydım ayran budalası gibi gülümseyerek elektrikli süpürgemle fotoğraf mı çektirseydim?? Ütü masamın üzerine mi uzansaydım? Toz bezlerimle dans videomu mu yayınlasaydım? (Bunu hayal edip gülümsediğinizi görebiliyorum, sizi lanet olası mutluluk kovalayıcıları). Hmm ya da çocukların son güne kalan ödevlerini yapmaları için yaptığımız kavgaları online yayınlamalıyım? Ne de olsa pedagojik yaklaşımlar konusundaki uzmanlığımdan sizler de faydalanmalısınız! Sorun değil binlerce yıllık bir geleneğin takipçisiyim. Problem kaynağı olan çocuk, problemin nesnesi durumundaki “ödevlere” yaklaşması konusunda problem çözücü olarak gördüğümüz (aslında gelecek travma ve problemlerinin asıl kaynağı) tarafından yüksek sesle uyarılır 🙂 Böylece bu geleneğin aktarım yoluyla devam etmesi sağlanır 🙂

Öğleden sonra gün fotoğrafları favorim! Gözlerim masadaki kısırı arar, bulunca bünyemde yemiş kadar bir rahatlama olmuyosa n’olayım 🙂 Hem kalorisi de yok! O cicili bicili hanım hanımcık kıyafetler, o içer terliği kıvamında giydiğiniz podyum özentisi ayakkabılarınız. Beni benden alıp Paris moda haftasına götürür. Kıskanıyor muyum? İçer ayakkabılarınızı mı? Bir çift de ben hediye edeyim anacım, plizzz kamoooon! Benim derdim kısır’la. Onu kıskanıyorum! Evet, keşke orada olsaydım, sizi dinlermiş gibi yapıp, aslında kendim konuşup o kısırı yemeliydim. İşte bu içler acısı bir durum. Bir “gün’üm bile yok anlıyor musun”?? Bi şey sorucam yaa, o kalabalıkta başınız ağrı mıyor mu (dedi yalnız kadın)

Eşiyle mutlu fotoğraflar paylaşanlar! Allah sizi bildiği gibi yapsın! Bu hemcinsinize yaptığınız en büyük kötülük! Hala mı mutlusunuz be! Niye bu mutluluk sırlarınızı yazmıyorsunuz, ha? Sizin evde çamaşır, bulaşığınız yok mu Allahsızlar 🙂 (Ağlıyorum şu an)

Ya o cool, full makyaj, saçlar ahenkle dans ediyor fotoğrafları? Gad dem it! (İngilizcenin içine ettim, cevap hakkı doğan arkideşler yorum hakkını kullanabülürler) Nereden geldiniz siz yaa? Taam ben de kendi fotoğraflarıma bayılıyorum(?) kabul de, sizinki başka bi şey anacım! Siz narsizmin doruklarında geziyorsunuz bence. Ne zaman fön çektin, ne zaman şeyettin. Dilim dolandı kıskançlıktan. ( ağlıyorum too..:)

Spor yapma hastalığına kapılan da bi kaç tanıdığım var! Kaslarınız muhteşem! Sayamadım kusura bakmayın! Anatomi bilgim biraz zayıf (malum ticaret lisesi, sözelcilik filan), yoksa hakkınızı teslim ederdim tam da o kasın ismini bilseydim. Evet, karın bölgem seninki gibi diil, onu apaçık anladım(gördüm be)! Bi kere de anlayabiliyorum bazı şeyleri 🙂 Seninki biraz yararlı oldu gerçi, gidip bi bitter daha çakacaktım, çakmadım. Sağol abü! Bazen yürümeye de özeniyorum sayande.

Belki süpürme işi bitince? Ya da hiç başlamasa? Yürüsem, yürüsem, yürüsem, adını bilmediğim o kasa doğru?

TO BE CONTİNUED…

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.