Varolmanın 3.tekil kişisi

0 8

Sevgili okur, diğer yazarlardan özendim, bende üçüncü tekil kişi kullanarak yazıcam! Öhö öhö!

Kahramanımız, hadi kafkavari bir hava vermek için ona Bayan F. diyelim(?); bugün 2 saatinin hakkını vererek anlattığı 4 saatlik dersten, anlattıktan sonra çok da ciddi olmadığını fark ettiği bir saatlik sınıf ile ilgili işlerden, konuştuktan sonra söylediği kocaman laflardan dolayı bin pişman olduğu yarım saatlik bir sohbetten, yedikten sonra keşke yarısını yemeseydim dediği lokma tatlısını almak için yürüdüğü 15 dakikalık yoldan sonra evine vardı.

Eve girdikten sonra sırtına binmiş pişmanlıklar ve vicdan azapları ile ayakta duramadı; bordo renkli uzun çekyata pembe bir yastık attıktan sonra, kendini ince bir battaniye ile oraya gömdü! Evet gömdü. Çünkü var olmak ona bugün çok ağır gelmişti.

Normalde yaşamın içinde onun için hep “o” ve “diğerleri” vardı; şimdi “o” ihtiva ettiği yuvarlak harfin içini dolduran bir boşluğa dönüştü. “hiç”ti, “kimdi ki?”

Uyku onu alıp götürsün istedi ama geri getirdi de aynı yoldan! İçinde hissettiği onca şey ağzında acı bir tat bıraktı. Kalktı bir bardak su içti. Kolları, bacakları, gövdesi tonlarca ağırlıktaydı. Hayır. Tembellik değil bu. Memnuniyetsizlik? Belki. Bahar sarhoşluğu? Yok bu yetersiz bir ifade olur! Bahar dengesizliği deseniz? Olur.

Kışın karanlık havasında saklayacak şeyler vardı hala…

Oldu mu üçüncü tekil şahıs?

Bayan F imiş ; facianın f’si, fikir fukarasının f’si . Bana rahat mı battı canım? Okuldan geldim işte pestilim çıktı yattım. Bunu şimdi karanlık bir atmosfer çizerek anlattım da daha mı şiirsel oldu? Realistim arkadaş!

Tamam, bugün birilerine haddimi aşarak bir şeyler dedim. De farkındayız herhalde, yarın ola hayrola! Di mi?

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.