Uzanıp Tutuver Elimi

0 2

Sevgili okur, size bu ‘nadide’ satırları yazmadığım vakitlerde yaşamımda ne anlamlı tecrübeler biriktirdiğimi tahmin bile edemezsiniz(!) Bugün mesela, yakalamak için deli gibi peşinden koştuğum toplu taşıma aracının camından elinde otomobilinin anahtarıyla havalı bir biçimde evinin merdivenlerinden ağır ağır inen hatunu görünce, ender yaşadığım aydınlanma anlarından birini tecrübe ettim. “Kızım” dedim, ” ömrün bu yere batasıca turşu kavanozlarını beklemekle, kovalamakla mı geçecek?”. Cevap vermedim kendime tabii. O kadar da değil!

Camdan gördüğüm hatun, hiçbir şeyin peşinden koşmayacak, kendi peşinden koşturacak cinsten sivri topuklu pabuçlar giymiş, saçlarını havalandıra havalandıra yürürken ben de başımı eğip koşarken toza bulanmış, üşenip de silmediğim spor ayakkabılarıma baktım. Sonra da kimse görmesin diye(?) koltuğun altına çektim! O hatun da kimmiş, çıkarırım kitabımı bakarım keyfime diyerek ( çünkü araba kullanırken okuyamayacak ha ha ha) kendimi avuttum. Beş sayfa bile okuyamadım, burada mesafeler metreyle ölçülecek kadar kısa. Tamam abartıyorum. Biraz etrafıma bakınmış olabilirim!

Kitaptaki tombul ve kel fizikçi(buna rağmen beş evlilik yapmış) tam bir kar motosikletine biniyordu ki başımı kaldırıp dışarı baktım. Gördüğüm şey annesinin ittiği bebek arabasına tutunan küçük bir el! Dört-beş yaşlarında bebek arabasında giden bebeğin ablasına ait o küçük el ben de buraya aidim, bu benim kardeşim, bu benim annem der gibi tutunmuş kardeşinin arabasına. Aslında o da araba aracılığıyla ‘annesini’ paylaşıyor kardeşiyle. Bunu çok yaşadım, küçük kızımı gezdirirken oğlum da arabaya tutunurdu hep. Biz insanoğlu yaşadığımız anı tam da yaşadığımız zamanda doğru değerlendiremediğimiz için yanlış davranabiliyoruz. Ben de bazen oğlumun beni yavaşlatan elini arabadan ayırır, hadi çabuk ol diye azarlardım. Tek derdi annesini sahiplenmek olan küçük bir çocuğa yaptığım şey ne zalimlik. Keşke kendimi bir minibüs camından izleme şansım olsaydı…

Bu “keşke”leri biriktirerek geldiğim bugün bile birkaç zaman sonra “keşkelerimden biri” olmaya aday. Umarım “iyi ki” dediğim şeylerin sayısı daha fazla olur ve bana tutunmaya çalışan küçük ya da büyük elleri boş bırakmam. Selametle.

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.