Pırasalı Börek ve Yaşama Dair

0 27

Sevgili Okur, sağ elimde üç sap pırasa, sol elimde dört yufka, artı sol yumurtalığımda 3cm.lik kistimle sıcacık bir böreğin hayaline doğru yürüyorum..Ben yürüyüp eve yaklaştıkça, börek uzaklaşıyor. Önce, pırasa yemeğine, arkasından mercimek çorbasına dönüşüyor 🙂 Eve vardığımda yarın yaparım temennilerimden birini her zamanki zulamdan çıkarıp yufkaları buzdolabına kaldırıyorum..
Ben genelde böyleyim, belki siz de? Hayaller taze havuçlu kek, gerçekler ambalajlı bitter çikolata..Her akşam yatarken ertesi gün giymeliyim dediğim siyah elbiseyle yatıyor, nedense sabah çabucak ayağıma geçirdiğim pantolon ve göbeğimi kamufle eden uzun gömleklerimden biriyle uyanıyorum 🙂 Eğer beni renkli toka ve küpelerimle görürseniz bilin ki pırasalı böreği o gün pişirebilirim..
Hızlı yaşamak ve yorulmak istemiyorum. Evde gece geç saatlere kadar yazı yazıp sabah istedikleri gibi kahvaltı edip, gazetelerini okuyan yazarlara özeniyorum. Belki onların içinden de benim sınıfta yaptıklarımı yapmak isteyip, küçük kızlarıyla oflaya puflaya ellerindeki poşetleri evine taşımak isteyenleri vardır, yok mudur? Tamam 🙂
Kist diyordum. Lanet olası kist umurumda bile değil. Ama sanırım benim enerjimi emiyor ve uykularımı kaçırıyor..Bir yok oluyor, bir beliriyor. Delikanlı bi kist değil kendisi 🙂 Hep yarın daha da iyi hissetmek isteyerek uyanıyorum ve hep yarın bambaşka enerji tüketen bir performansla arkadaşlarımdan şunu duyuyorum “neyin var be yaa”? Bi şeyim yok, turp gibiyim, yaşamaya karşı bi iştahsızlık.. ee yaşadık yaşadık yaşadık, sonra? Ahaaa ha ha kızım sen depresyona mı girdin? Valla, hiç bi yere girmeye halim yok, belki depresyon bana…?
Bak, gördünüz mü, ağzım bile bozuldu. İmla kurallarının kölesiydim, artık ayrı yazılan –de ekini bile umursamıyorum! O da ayrı ayrı takılmasın ya! Ne o öyle artiz artiz uzaklaşmalar, havalar? Gir halkın arasına karış di mi! Yok illa farkını gösterecek.. Bak millet iplemiyor artık, adamı böyle bitiştirirler işte! Bana da olacak o.. Bi bakıcam Pazar yapılan kadın günlerinde topuklu terliklerimle “kız bu böreğin tarifini ver, ben de eltime yapayım da aklını alayım” diyorum 🙂 Ayh, hayali bile ürpertti! Kendime ait bir oda istiyorum!!! Kistimle yalnız kalıp, ölmeden önce iki satır bir şey yazmak, Tolstoy gibi bir tren garında nalları dikmeden önce kendi adıma bir edebiyat şaheseri şaheserlemek istiyorum! Evin diğer sakini olan yetişkinin kıçına tekmeyi basmak istiyorum. Az evvel sildiğim bir koltuğun ıslak olması hususunda gerekli uyarıyı yapmadığım için kendileri epey mağdur oldular da, öhöm sonra da ben kendilerini mağdur ettim. Ama bilin bakalım en mağdur kim 🙂 Zalimler için yaşasın cehennem! Ki bilirsiniz melek gibi bi kadınım!
Sonucu önceden görüyorum merak etmeyin 🙂 Epey gerçekçi biriyim ben. “Bir Ev Hanımının Sayıklamaları” adlı eserimin basın lansmanında arkadaşlarıma pırasalı börek ikram ediyorum, ayran da cabası, hadi yine iyisiniz 🙂

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.