KALPLER BİR

0 4

Dönem  sonu yaklaştıkça öğretmenler odasında her yıl  duymaya alışık olduğumuz diyaloglara şahitlik eder kulaklarımız.’’Performans çizelgesi hazırladınız mı? Hangi kriterleri kullandınız.’’

’’Sınav analizi yapan var mı’’,

‘’  Ya e-okula yine girilmiyor yine.’’,

’’Kim bu yazıyı çıkarmama yardımcı olur.’’,

‘’Ya şu 9-C’ de ki…………….’yı  geçirse miydim acaba. İyi çocuk ama…’’,

’’Fotokopi makinesi bozuldu ama ya… Ne yapabilirim, yardımcı olur musunuz?-ki genelde bu benim başıma gelir. Çünkü ne zaman fotokopi makinesinin başına geçsem muhakkak bir arızayla karşılaşırım; ya toner biter ya da kağıt sıkışır.’’ Arkadaşlar son çıkan yazıyı gördünüz mü? Müdür neler istemiş . (yüzler düşer, oflar ,puflar alır sahneyi.)

Bu cümleler karnelerin verilip okulların kapanacağı güne kadar sürer gider böyle. Biz öğretmenler okulda bu konuşmaları yaparken bir durum daha dikkatimizi çeker her zaman. Ne zaman okul dışında bir yerde buluşacak olsak- bir kahvaltıda ya da bir yemekte-sözün dönüp dolaşıp yine öğrencilere, okula geldiğini muhabbetimizin ancak sonunda farkına varırız. Sohbetin başında’’ bu defa okuldan konuşmayalım’’sözünü hiçbir zaman tutamamış olarak ayrılırız birbirimizden. Oysaki hepimizin ne kadar çok derdi, acısı, sıkıntısı, üzüntüsü, sevinci vardır. Ama biz bunları öğrenmeye hep geç kalırız. Meslektaşlığımız; dostluğumuzun, arkadaşlığımızın hep önüne geçer. Babasını yeni kaybeden arkadaşımızın üzüntüsüne ortak olmak , e-okula not girememekten daha sonraya kalır. Annesinin hastalığından perişan olmuş arkadaşımızın durumu ,kurtarma sınavına girmeyen öğrencinin durumundan pek de önemli sayılmaz sanki. Birkaç ay önce babası ameliyat olan  arkadaşımın durumunu performans notlarını önemsediğim kadar önemsemediğimi ya da araba alan arkadaşımın mutluluğuna  ortak olamadığımı düşündükçe kahroluyorum.Ve ben en son annemin ameliyatı sırasında bizi ziyarete gelen öğretmen arkadaşımın biricik evladının ciddi bir rahatsızlığı olduğunu öğrendiğimden beri kendime söyleyecek söz bulamıyorum.

Ne dersiniz, bir şeylere hep geç mi kalıyoruz acaba? Olsun ama bizim kalplerimiz bir. Öyle değil mi?

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.