Her Bişey Dahil Part 2

0 2

Sevgili okur, tatilimiz “tüm hızıyla” devam etmekte. Bu hız benim yavaş çalışan metabolizmamla ciddi bir çelişki yarattı. Hazbında diycem seneye böyle bir tatile geleceğimize eve 5-10 kilo et alıp öğlen akşam et yiyelim, sabah kahvaltısını balkonda yapalım, serinlemek için de bi demlik çay içeriz. Bir paket çekirdek de çıkardık mıydı değmeyin keyfime:)) Şimdiki halde karnımız “fazlasıyla” doyduğu halde “niye her bi şeyden” yiyemedim diye üzüleceğime (valla üzülüyorum), evdeki tabağımı ekmek banarak sıyırırım. Az evvel kaçtım ortamdan. Odanın balkonuna sığındım. Deniz, “hey nankörsün” dedi bana. Haklı. Biraz düşündüklerime odaklandım. “Kalk gız” dedim sonra. Kim sana hazır kahve pişirip ikram edecek koca sene! Bir orta kahve aldım kendime, kardeşimi aradım, çocuklarımı gördüm havuzda çıpır çıpır oynarken. Nankörüm ben yav!

İnsanın yiyecek ekmek bulamadığı günlerden (ciddiyim), hepsini yiyemiyorum diye üzüldüğü günlere varması pek büyük bir değişim. Sanırım bende hazımsızlık yaratan da bu! Neyi ne zaman yapacağımı söyleyen hazbın da olmasa bu odadan çıkmam zannımca. Her neyse ucu bucağı neye çıktığı belli olmayan sıralar var burada. Kaotik bi milletin burada sıraya girmesi de ayrı komik. Onca şeyi beğenmeyip bi parça ızgara tavuk için beklemek bana da nasip oldu. Evlatlarım bunca şeye burun kıvırma potansiyelleri olduğunu kanıtladılar çünkü. “Millet” diye eleştirdiğim kitlenin içinde kendimin altını çizdim. Kolay kolay kelimelerin altını çizmem. Millet öyle yapıyor diye güldüğüm şeyleri kendim de yapıyorum. Bu hatırlanası bir şey!

Böyle beş yıldızlı üçüncü tatilim millet. Yazdıklarıma bakıp “yeni görmüş” gibi yazdığıma bakmayın. Ama yazdıklarıma bakınca “ders almamışım”! Her seferinde böyle şaşıracaksam di mi? Şimdi burada kesiyorum, gidip benimki celallenmeden bi sıraya gireyim millet. Selametle:))

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.