Güle Güle

0 13

Seninle ne zaman bir araya gelsek bana yeni gözler armağan ederdin. Sayende ufkum genişledi, pencerelerim çoğaldı. Sayende öğrendim birçok şeyi. Zor günlerimde yanımda oldun çok zaman. Ama yalan değil biz de çok sevdik seni. Hep paylaştık seninle hüznümüzü, sevincimizi, tek lokmamızı.

Hiç kimseye yüzde yüz güvenme derdin, oturmamış bir yanını görür üzülürsün. Ama ben sana yüzde bin güvendim. Çok haklıymışsın!

Sen başka bir anneden doğmuş öz be öz kız kardeşimdin. Bana insan olmayı sen öğrettin. Nereden bilebilirdim ki bana öğrettiklerini gün gelecek sen unutacaksın!

Naif endişelerin vardı. Amacın insanları kazanmaktı. Bir gün bu kadar kabalaşacağını nereden bilebilirdim ki.

Aynı sofraya oturduk, aynı derde kederlendik, aynı eteği giydik. Sen benimle aynı yaştaki annemdin. Sen benimle aynı yaştaki öğretmenimdin. Sana gösterdim ruhumun tüm çıplaklığını. Tüm güçsüz yanlarımı. Bir anne gibi tuttun ruhumun çocuk elinden. Bir gün yaptığın her şeyi yıkacağını nereden bilebilirdim ki.

Bu dünyada her insanın her şeyi yapabileceğine dair bir yaşam bilgisi edindim sayende. Sanırım tecrübe denilen şey bu, yaşayarak edinilmiş yaşam bilgisi. En iyi olduğunu sandığımız insan gün gelir ağzımıza sıçabilir. En kötü olduğunu sandığımız insan gün gelir yaramızı sarabilir. Sen, hiç kimseye yüzde yüz güvenme derken bunu söylemek istedin, anca anladım. Bunu da yaşayarak öğrendim. Bana bunu da senin öğreteceğini nereden bilebilirdim ki.

Yaşadığımız sürece öğreniyoruz. En umulmadık insanın en umulmadık davranışlarıyla karşılaşabiliyoruz.

Sana her şey için sonsuz teşekkür ediyorum. Bana çok şey öğrettin, çok fazla şey kattın. Varlığınla insana olan inancımı büyüttün. Gidişinle insana olan inancımı öldürdün. Bir şarkının sözü gibi ” gelişin güzeldi gidişin çirkin”. Çok ağladım çok üzüldüm bir insan nasıl bu kadar değişebilir bu kadar duygusuzlaşabilir diye. Hala işin içinden çıkamadım. Rüyalar gördüm, gözyaşları döktüm, insanlardan çok korktum. Ne kadar değişilebilineceğini gördüm kör oldum.

Çocukluğumuzu hatırlıyor musun ne mutluyduk. Taşlardan köpek kınası yakardık, çamurdan tencere kiremitten toz biber yapardık. Kaşıktan bebek, kâğıt ve dikenden rüzgârgülü yapıp oynardık. Sizin evde hep güzel yemekler olurdu bana kocaman dürümler yapardın. Âşık olduğun çocuk başkasını sevince ne çok ağlamıştın omuzum da. Biz büyüdük ve kirlendi mi Dünya.

Şimdi noktalamak zorundayım. Tüm dost kazıklarına rağmen sürüyor hayat. Balkondaki çiçeklerimi sulamam lazım, yerle bir ettiğin insana olan inancımı yeniden onarmam lazım. Biliyorum insanın yarasını insan sarabilir.

Şairin dediği gibi ” beni üzen, sevindiren, mutlu eden, mutsuz eden, acı çektiren, güldüren, çok seven, hiç sevmeyen böylelikle düşündüren, yaşamın masallardaki gibi olmadığını öğretenlere ” teşekkür ederim.

Sana son temenim, insana rast gelesin.

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.