Eşyanın Anlamsızlığı Üzerine

0 8

Sevgili okur,

Burada yazdığım bunca itirafa rağmen hala beni “nahif” olmakla onurlandıranlar var içinizde. Layn! Ne kadar uğraşsanız da benden bir modern zaman evliyası çıkmaz! Dün akşam bir kere daha ölümlü bir “ev kadını” olduğumu idrak ettim. Bir baktım evdeki banyo ve mutfak dolaplarının değiştirilmesi hususunda gereğini bilgilerine RİCA ettiğim sevgili eşimle eşine çok rastlanır bir münakaşanın içindeyim! Hüop, dur kızım n’apıyon sen, diyor içimdeki kısık ses.. Dış ses “bir yazı daha bu döküntü dolaplarla geçirmem” diye çemkiriyor! Nasıl bir çelişkiler yumağıyım rabbim, ben hiç aynı tonda konuşamayacak mıyım, içim dışımla bir olmayacak mı sonsuza kadar??

Bu çelişkili monoloğum süredursun, muhatabım şöyle bir cümle cümleledi: “Filiz, önemli olan eşya değil, insan mutlu ve huzurlu olmayı önemsemeli, eşyayı değil”. Ah ah içimdeki çelişkiyi beslemeyi ihmal etmeyen kurnaz tilki, ben kaç yılın kurasıyım, yer miyim bunu? Ha? Monoloğumu sonlandırırken, sıradaki nutkumu on beş yılımı geçirdiğim yoldaşıma armağan etmeye hazırlandım. Çok tehlikeli bir boğaz temizleme hazırlığının hemen ardından, gerçekten kan donduracak sakinlikte bir ses tonuyla “hmm, haklısın canım ya, bundan sonra seni model almaya and içiyorum, eve alacağımız herhangi bir parça eşyayı alırken 50 kuruş daha ucuz bulabilir miyim diye günlerimi, haftalarımı, aylarımı vermeye, saçlarımı yolmak pahasına, uykularım kaçmak pahasına o indirimi bulmaya, indirmiyorlarsa indirtmeye, indirmiyorlarsa almamaya, yeni, yepyeni, başka arayışlar içine girmeye, günlerimi bu boş iş için harcamaya…” diye devam ediyordum ki beni susturdu. Sanırım yaşamımızdaki mutlu, huzurlu anları hatırlamak onu baya bi duygulandırdı.

O kadar iyimser olma sevgili okur, bizim için mutlu olmak önemliyken nasıl olur da koşup yepyeni mutfak dolapları alabiliriz ki? Nası bi okursun sen! Biz mutlu olabilmek için hiçbir şey almıyoruz bi kere! Çayımı tazelemek için gittiğim mutfakta gözlerim yerdeki yeni mutfak halısına takılınca nasıl üzüldüm, nasıl utandım anlatamam! Ben mutluluğumuzu hiçe sayarak bu kötülüğü nasıl yapabilmiştim? Nasıl, nasıl, nasıl!

İşte artık nahif olmadığımı anladınız! Eşyaya değer veren biri nasıl nahif olabilir? Yoldaşının gönlünü kıran? O yoldaş ki hiç gitme hazırlığımız olmasa bile bize yeşil pasaport alabilmek için harcama yapabilen bir mutluluk kovalayıcısı, o ki kırık mutfak sandalyesini tekrar düşmeyeyim diye tamir eden umut taciri, o ki arabasına aldığı her bir yedek parçayı hepimizin mutluluğu haline dönüştüren sihirbaz, o ki kilometrelerce yürümek yerine araba kullanmak için kursa gitmemi engelleyen, sırf sağlığımı düşündüğü için beni teşvik etmeyen, muhtemel kazaları öngören ileri görüşlü insan… bitmezzz, saymakla bitmez! Görseniz şu an tam arkamda nasıl da mutlulukla kitabını okuyor! Birazdan benim kalkıp ailemiz için yapacağım öğlen yemeğini düşünmenin verdiği deriiinn bir mutluluk bu!

Yazımı bir mesajla bitirmek istiyorum: “ EŞYA HİÇBİRŞEY, MUTLULUK HERŞEYDİR”! Kovalayın gitsin hayalleriniziiii, selametle… İmza: Desperate Housewife 🙂 🙂

Facebook Yorumları

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.