DÜNYA DÖNÜYOR SEN NE DERSEN DE…

0 3

Sevgili Okur, size daha fazla kıyamadım. Bekle bekle nereye kadar yani? Kıyamete kadar bekleriz bu gidişle 🙂 Kalkışma sonrası stres bozukluğundan tam çıkıyorum hooop terör eylemi sonrası stres bozukluğu yolumu kesiyor, onu derin bi markajla çalımlıyorum karşımda canlı bomba sonrası stres bozukluğu beliriyor. Yeter lan ağzınızı burnunuzu dağıtıcam deyip üstüne yürüyorum şerefsizin arkasından operasyon öncesi, deprem esnası, tsunami ihtimali stres bozukluğu çıkıyor.. Ben de dedim ki olsun, travma da geçirsem travma bana da geçiriyor olsa bu okuru boşlamak doğru değil. Allah korusun, kurda kuşa yem oluverir bunlar 🙂

Evet tatil mevsimindeyiz. Bu çok belli. Yani hava hala sıcak. Lakin televizyonda bikinili ünlülerin denize girerkenki hallerini gösteren haber bülteni bulamıyorum. Mağdurum 🙂 Onun yerine tank, top, adını bilmediğim ama bu gidişle üzerine doktora tezi bile yazabileceğim ağır silahlar, sıkıcı sıkıcı analizler yapan bissürü adamlar var. Bazılarını o derece benimsedim ki çay demleyince onlara da servis edesim geliyor 🙂 Bazen mutfağa bi şey almaya gidiyorum, dönünce anaaa nerde la bizim hoca demek zorunda kalıyorum. Yani saat gece yarısını geçmiş olabilir, aramızda böyle şeylerin lafı mı olur. Biz yabancı değiliz, şunun şurasında her akşam görüşüyoruz! Bu sayede öylesine güzide şahsiyetler tanıdım ki artık sokakta gördüğüm normal vatandaşı benimseyemiyorum bir türlü! Şahsiyet dediğin çıkacak tane tane intikamını alacak. Bol bol gıybet yapacak. İnsanların dibini düşüren anektodlar aktaracak falan. Diğer analistler afedersiniz ama artizlik yapıyor. Şimdi atı oynarsam o piyonuyla benim önümü keser, ben onun filini yerim, sonra o da beni döver filan. Ne la bu? Örgütler bilmem neler. Öcüler. Tahmin tahmin kasıntı programı. Bana bunlarla değil, yurdum insanına “yok artık” dedirtecek ayrıntılarla gelin! Sen daha uçağa binip kıtalar arası seyahat yapma, gel aç haritayı önüne ortadoğuda kartlar yeniden karılıyor diye analiz kas 🙂 Be hey şaşkın! Millet, Amerika diyosa Pensilvanya’yı görmüş de öyle anlatıyor. Mendiller, portakal kabukları, değişik ayrıntılar bunlar. Biz ayrıntıyı, üstelik de öpmeli , dövmeli, meyve kabuklarıyla süslenmiş olanını severiz. Sen daha Suriye’nin kaçta kaçı çöl, o çölü geçtin mi la kıçı kırık analist! Sana çay filan koymam ben! Git, yat, uyu. Beni bu derun şahsiyetlerle baş başa bırak. Bırak ki onlar ne içtilerse biraz ben de içeyim. Yoksa dünya duracak diye ödüm kopuyor…

Facebook Yorumları

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.