Çılgın Kalabalıkta Beklenmedik Davranışlar

0 15

Sevgili okur, sana bu satırları korunaklı bir kapının ardında yazıyorum… Zira bu kapının ardında çılgın bir kalabalık var (okul kütüphanesinin kapısı) Böylesi bir dinginliğe kimin ihtiyacı yok ki? Allah eksikliğini göstermesin okulda öğrenciler, evde çocuklar, dostlar, yine çocuklar, bi kere daha çocuklar ve bi de çocuklar:)  Tüm dünyanın üzerine bir çift kanatlı kapı kapatmak..Bilirsiniz..Dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağar, siz evdesinizdir. Tüm olan biteni ince bir camın ardından izleyebilirsiniz, o cam öyle kalındır aslında! İzlemek yorucu gelirse; ince bir tül, yetmezse kalın bir perde işinizi görür:)

O ince tüller bizi dışarıda da korusaydı muhtemelen bir tüle sarınıp öyle dolaşırdım ( o kadar narinim, mesajı alın yani) Okuldayım. Burası hiç de “çılgın kalabalıktan uzakta” bir yer değil, aksine o çılgınlığın tam da ortasında..O yüzden şunu bilmeniz gerek sevgili okur, kendini kalabalıktan korumak için zihninde bir tül yaratmak. Çılgın kalabalığın, çılgınca aktığı bir on birinci sınıf koridorundayım. Ne işin var orada? “Nöbet geçiriyorum”!! Yani sayın bakanlığımızın nöbet mahallinde öğretmenden “beklenen” davranışları sergiliyorum. Gözlemlediğim kadarıyla ileri geri, sağa ve sola yürümemiz, öğrenci görünce “şşşşşşt yavaş” diye bağırmamız ve deli gibi ses çıkarsa da defalarca “sınıfın kapısını kapaaaat” diye seslenmemiz gerekiyor. Evet, olay kısaca bu. Üşenmedim, okudum. Nöbetçi Öğretmenin Görevleri. Çok satanlar listesine henüz girememiş. Tek cilt. Hmm, hatta birkaç paragraf. Birkaç paragraftan birindeki “sorumluluğa” çok takıldım. Buyuruyor ki, “nöbet geçirmekte” olduğumuz alanda “beklenmedik” bir davranış ya da durum karşısında “gerekli” tedbirleri almalıymışız. Doinnk. ( Jeton düşmeme sesi). Yani bi Dakka. Beklenmedik davranış derken? O yaş grubundan her şey beklenir be! Bi önceki gün şekerle beslediğim şakacı bi oğlan kısa saplı, kendinden geçmiş bir gül uzatabiliyor misal..Elinde tefle yanıma yaklaşan başka biri “hocam atayım mı size bi dokuz sekizlik” diyebiliyor. Birbirinin üstüne çıkmış iki oğlanın üstüne bi üçüncü atlayabiliyor. Yarı beline kadar camdan sarkan bi kız elindeki telefonu iki kat aşağıdaki arkadaşı konuşsun diye uzatabiliyor. Şimdi bunları normal kabul edersek “beklenmedik davranış” sakin sakin dışarı çıkıp, zil çalınca içeri girmek olmuyor mu? Valla böyle beklenmedik davranışa can kurban! Peki “gerekli” tedbir almaya gelelim. Merhaba, acaba elinizde gerekli tedbiriniz var mı? Ah, yok mu, yine de teşekkür ederim! Gerekli tedbir nedir yaa. Benim bildiğim ve yıllardır kullandığım gerekli tedbirlerden olan iki şey var. Tentürdiyot ve pamuk! Ki o iki gerekli tedbiri hep almışımdır. Birkaç bayılma vakasında “kolonya” diye başka gerekli bir tedbirin varlığına daha tanık oldum. Yeminlen, bi sürüyorsunuz, anında gepgerekli olduğunu ispatlıyor. Allah bulanlardan razı olsun..İşte böyle çılgın bir ortamda tülü bi çekiyorum. Ohhh miss. Artık o koridorda değilim. Neredeyim? Hmmm işte nihayet kayınvalideme üç sene önce vermem gereken cevabı tam da o anda veriyorum. Tüh, kayıt cihazı olsa da bu kapak gibi cevabı kaydetsem. Yoksa bi saate unuturum. Belki de Seçkin’e “evde yapılması çok gerekli şeyler” konusunda bir nutuk çekiyorum “yoksa beklenmedik şeylerle karşılaşabileceği” konusunda uyararak. Bir şeyler satın alıyor da olabilirim zihnimin çarşılarında.. Harcamalarımı hesaplamaya çalışıyorum. Boşver, zihinden toplama işleminde iyi değilim, iyisi mi kredi kartı:)  Öte yandan akşamki yemek listesini hazırlamam pek muhtemel! Çlinnnk, hazır bile: Kabak ograten, fırında makarna, miss gibi bir çorbadan oluşan bu mükellef liste evde evrimleşerek kabak yemeğine, bildiğin makarnaya, tarhanaya dönüşecek. Ne tülmüş be! Öğretmen zili çalmış, haberim yok.

İşte şimdi, ince bir zihin tülüyle kendilerini benim anlattığım şeylerden koruyan sakin bir sınıf kalabalığına karışabilirim. Ben anlatıcam, sesim dalgalar halinde yayılacak. Duyacaklar. Bu tarih öğretmenleri Filiz Hoca’nın sesi. Muhtemelen “en son ne dedim” desem onu da söylerler. Ama tülün arkasında arkadaşlarıyla konuşuyorlar, uzak bir yerlere gidiyorlar, teneffüste voleybol oynamak için ayarlamalar yapıyorlar, cep telefonlarına gelen mesajı, bir koridor ötedeki oğlanın ona bakıp bakmadığını, bir koridor yukarıdaki kızın kahverengi gözlerini düşünüyorlar… Bilirler, çağırırım onları tülün arkasından… Donuk bakışlarından anlarım. Çocuklar sadece sesimi duyuyorsunuz di mi derim, gülerler… Bak, vallahi burası çok önemli iki dakika dinleyin beni. Tül o iki dakika aralanır, bilirim…

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.