Anlamsız Olmayan Şeyler bÖlüm 2: Tanışma

0 7

 

Adamın muz kabuğuna basıp düşmesi, adam için dramatik, sigorta şirketi için pratiktir. Tanışmak aşık olmak benim içinde öyleydi. Yeni okulumda ilk günüm. Sınıfı süzdüm tiplere baktım. Tip demektense eşkal daha doğru olacak ama neyse. Bu yıl ki ikinci yeni okulda ilk günüm. Bu sefer tek farkı tanışma olmadı. En arkanın bir önü Aysun’un arkası çift dikişlerin bir önü. Ara kat gibi hem sıcak hem güvenli. İlk bir hafta gayet standart geçti. Tanışma işi olmadan. Spontane muhabbetler silgi, kalem ve yoklama. Ta ki öğretmen arama yapana kadar öğretmenimiz ve sınıfsal olaylara müdahale aracı: Cetvel.

-Çantanı aç.
-Çanta kullanmıyorum.
-Ceketin nerede?
-Ceket giymiyorum.
-Cebinde ne var?
-Ne gibi?
-Salak mısın ? Yoksa anlamak mı istemiyorsun?
-Derdiniz sigara falan filansa var direk sorabilirsiniz.

Nasıl bir öz güvense artık adı üstünde “Liseli”

-Adını yazın müdür beye gidecek.
-Hocam arkadaş yeni geldi ismini bilmiyorum.(Çift dikiş sınıf başkanımız).
-Adın ne senin?

İlk sınıf tanışması için ne kadar güzel bir an! İki hafta geçmiş. Adımı yanımda oturandan başka bilen yok iken neden?Önümde oturan Aysun’un bakışını gördüm hafiften çok da bakmadan hani göz ucuyla. Ağzımdan kaçtı birden senin gülüşün çok tatlı hemde gamze çıkıyor dedim. Gözünün altı kırıştı içten samimi güldü bu sefer. Dersten sonra bahçede kendime bulduğum yerde  sigara molası verirken Aysun geldi. Adımı söyledi öğretmenler arada gezer dedi burada sigara içme. Çok garip geldi iki hafta boyunca merhaba bile dememişken neden uyardı? İçimde anlamsız sorular. Öğle araları en büyük zevkim karikatür okuyup müzik dinlemekti. Aysun da öğle arası sınıfta kalanlardandı üç dört kişi oturup test çözerlerdi. İçimden çok gülerdim daha geçen yıl ki eziyet yeni bitmişken neden bu kadar erken. Gerçi benim için durum daha vahimdi lise birinci sınıf iki okul değiştirmiş biri olarak. Kafasında farklı fikirler nede olsa bir gün ölüm kapımızı çalacak neden bu kadar çok uğraşıyoruz demeler. Hiç beklemediğim anda Aysun dönüp sen matematik sorularında nasılsın dedi? İyim sen nasılsın? dedim. Yine ve yeniden gamze ve o tatlı göz ufalması. Bu soruyu çözebilir misin? dedi. Sonra ki öğle araları yanıma oturmaya başladı. İlk zamanlar sadece soru cevap ilişkimiz  vardı ve benim saçmalıklarım. Yazılı haftası geldiğinde Aysun’u ağlarken gördüm. Evlat acısı gibi annesini kaybetmiş yavru köpek gibi mi desem bilemedim. İçimde tarifsiz. Kendimi ifade edemedim. O an fark ettim nedense bu kız benim için farklı bu günü biliyoruz peki ya yarın nasıl olacak?….

 

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.