Yüz Üzerinden İkiyüz

Sevgili Okur, umarım gerçekten okursundur! Hani gündeme göre “aydınlık” ile “karanlık” pek bi karıştı da onun için şeyttim. Misal komşum gerçekten komşu mu? Patates gerçekten patates mi gibi sorular cevap bekliyor. Bu kadar zihin bulanıklığının olduğu bi ortamda inanın yazacak konu bulmak için “anam ağladı”. Yani gerçekten “okur” olup olmadığınızı netleştirmeniz lazım. Gerekli evraklar listesi yapıp diploma filan istemeye kalkıcam, bu sefer de “diploma skandalı” çıktı. Ayol öğretmen bile gerçek öğretmen değilmiş ya! Diploma olmayan diplomalar ortalıkta kol gezerken elbette sizden böyle bi şey talep edemezdim! Bi şey değil, size güveniyorum. En sevdiğim şey umut etmek çünkü. Çocukluğum, ilk gençliğim, gençliğim ve yetişkinliğim gibi uzman tanımlamalarla yaşamımı birkaç kısma ayırsam da umut etmek ortak payda olarak kalır, o derece umut ederim. Bol gündem malzemesi olunca pazar yazısı için acıklı konuları bi tarafa ayırayım dedim önce, baktım konu kalmadı! Dönem sonu işlemleri ile canınızı sıkmak istemem, ben de sıkılacak kadar bile can kalmadı zaten. Özetle durum şu; öğrencilerimiz yüz üzerinden yüzlük kişilermiş meğer. Biz anlayamamışız. Onu da nerden çıkarıyorum, 70 verdiğimiz oysa kalbimizden geçenin taş çatlasa 60 olacağı öğrenciler niye kendilerine hak ettikleri 100 notunu vermediğimizin hesabını sordular, sormaktalar. Kurban pazarına döndü okul. Veliler ayrı sallıyor kolumuzu, öğrenciler ayrı. Küsenler mi istersin, yolunu değiştirenler mi? Elimizdeki ince poşete saldırıp “hoccamm ver taşıyım” diye üstümüze atlayanlar mı? Bu jenerasyonun mezuniyetlerinden sonra sendikalaşmasını ciddi arzuluyorum. Maaşlara yapılacak zam pazarlıklarında halihazırdaki sendikalardan kırk kat fazlasını koparacaklarına bahse girerim. Hiç yoktan… Sallanmaktan ağrıyan kollarımızı ve rakamlarla bulanıklaşan zihnimizi dinlendiremeden hooop “zorunlu hafta sonu semineri” diye bi şey çıkardılar başımıza. Hani evde kalsam dinleneceğimden değil ama sonra kalan işleri winzip, winrar gibi sıkıştırıp yapabileceğimiz bir teknoloji yok halihazırda!(amma kullandım bu kelimeyi be) Neyse biz de cumartesi Pazar “öğrenen lider öğretmen seminerine” gidiyoruz. Haşa. Lider derken. Sakın haa. Lider eksikliği yaşanmayan bi memlekette biz kim oluyoruz da lider olmaya kalkışıyoruz! İşte böyle milleti gaza getiren seminerler yapın yapın sonra da “şşşt, hooop, burrrrşş”! Yav gariban bi öğretmen gibi takılıyorduk biz naçizane. Meğer bugün öğrendiğimiz yenilikçi yaklaşımlara göre bizim bu 60’lık zannettiğimiz 70 üzerinden değerlendirdiğimiz 100’lük olduklarını iddia eden öğrenciler meğerse 200’lükmüş. Biz kıymetini bilememişiz. Yanarım yanarım ona yanarım. Sistemde böyle bir not olmadığından mütevellit pazartesiden tezi yok biz arkadaşlarla sıraya girip okul mevcudu kadar öğrenciyi bayrak töreninden sonra tek tek kucaklamayı, birer nazar boncuğu takmayı, kanatlanıp uçmayı…selametle…

Facebook Yorumları
Yüz Üzerinden İkiyüz
5 (100%) 6 Oy verildi.
, , ,

About Filiz MANDACI

Fakir bir ailenin aristokrat kızı. Hasbelkader okudu. Yazmasaydı delirecekti...
View all posts by Filiz MANDACI →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir