Ana Sayfa / Az Pişmiş / YÖNETİCİNİZİ NASIL ALIRDINIZ?

YÖNETİCİNİZİ NASIL ALIRDINIZ?

Sevgili okur, kendi evimde totaliter yönetim sergileyen ve evimde meskun üç adet resesif nüfusla zaman zaman bu durumdan “ızdırap duyma” ölçüsünde yıpranan da biri olarak, kişilerin neden bulundukları alanın “yöneticisi” olmak için “can attıklarını” hiç anlamıyorum. Belki kaz kafalıyım. Hani zannedildiği gibi “tek sorumlu olmak” eşittir sonsuz mutluluk değil canlarım. Bu eşitlikte sorumlu olmanın karşısında olsa olsa “sorunlu olmak” yer alabilir. Matematiğim kötüydü evet ama bu demek değil ki problem çözemiyorum seni kötü niyetli okur! Tek yaptığım bu aslında 🙂 Problem çözmek…Hmm dur bakalım, şimdi buz dolabında beş adet yumurta varsa bu demek oluyor ki sadece kahvaltıda kullanırsam- ki günde iki tane kullanıyorum- iki gün sonra… şeklinde çok problem çözdüm.. Örüntü kurmada da iyiyimdir.. Öhöm, bi bakalım geçen hafta Pazar günü kuru fasulyenin yanında pilav yapmıştım, ertesi gün fiyonk makarna, Çarşamba günü bulgur vardı, ta taaam Perşembe yine pilav! Bu örüntüyü kurabilen kadınların mutlu bir yaşamları olduğu söyleniyor 😀 Feminist olanlar olamıyor, boşuna umutlanma Hatçe kız…

Yönetici olmak diyordum, insanları yönetmek! Hey, sen ödevinin başına, sen oradaki tableti elinden bırakıyorsun, hey sen kocaoğlan o tepsiyi oradan kaldır bakayım! Çoraplarını giy, çantanı yerleştir, havlunu oraya koyma! Televizyonun tepesinden in, yapıştırıcıyı bi daha koltuklara sürme, çoraplarını salonun ortasından al!! Ekmek al, o makası elinden bırak, kardeşine vurma! Kurduğum cümlelerin yüzde doksanı emir kipinde… Artık bu iş öyle bir duruma evrildi ki, ben emir vermeden ne yapacaklarını bilmeyen bir tebaa yarattım kendime. Tek sorun  vergi vermemeleri 😀 Buz dolabının önünde dikilip,” Filiz peynir nerede” diye, çamaşır çekmecesinin önünde durup “anne çorabım nerede” diye soran ya da daha acısı cevabını bildikleri sorular sorup yapabilmeleri için benim tekrar söylememe ihtiyaç duyan kul köle olmuş bir yönetilenler sınıfı yarattım! Evet, abartmıyorum, evimiz retorik sorulardan geçilmiyor:

Şimdi mi gidiyoruz (kapıdayız ulan)

Bununla mı sileyim (eline verdiğim halde)

Yiyelim mi (sadece beş dakika bakın fasulyeye sonra kaldırıcam iki dakika da pilava bakarsınız)

Geldin mi(hayır, gördüğün ben değilim, sadece benim bir izdüşümüm…)

Velhasıl kelam.. İnsanlar alışır. Yönetilmeye. Karar vermek zordur. Birinin herkes adına karar vermesi de büyük bir lükstür. Burada dua etmeniz gereken tek şey o “karar veren” konumdaki kişinin iyi bir yönetici olmasıdır. Ama üzgünüm, bunların bir garanti belgesi yoktur. Ya her gün bulgur yediren ve mütemadiyen dolapta kaç yumurta kaldığını hesaplayamayan, emir veremeyen, verse yaptıramayan, sorularla muhatab olmayan, retorik sorulara esprili cevaplar veremeyen bir totaliter  rejim kurulursa? Bi zahmet iradenizi ipotek etmeyin, satmayın, kullanın. İmza: Çok çok çok yorgun bir yönetici 😀

YÖNETİCİNİZİ NASIL ALIRDINIZ?
5 (100%) 4 Oy verildi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar : Filiz MANDACI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir