Yatılı okul ilk bölüm

Otobüse bindiğimde çok heyecanlıydım. Kırklareli dışında başka bir şehre ilk yolculuğumdu. Tam 9 saat boyunca gözümü bile kırpmadım. Çanakkale ‘de feribota bindiğimizde heyecanım ikiye katlanmıştı. Sonunda denizi görmüştüm. Gece yolculuğuydu , 13 yaşımdaydım, yalnızdım (sağ olsunlar ortaokulu birincilikle bitirdiğim için öğretmenlerimin ödül olarak topladıkları para benim gidiş –dönüş biletimi karşılamıştı) , hayatımı değiştirecek olan kağıt parçasının peşine takılmış sözlü sınava girmek için İzmir’e gidiyordum. Feribot denizi yararak köpürttükçe hipnotize olmuş gibi izliyordum. Bir taraftan da okulun yerini tarif eden ablanın söylediklerini içimden tekrarlıyordum.

Molada otobüs firmasının biletin yanında verdiği kahvaltı fişiyle karnımı doyurdum. Yayla çorbasını da ilk defa o gün içtim tadı çok güzel gelmişti.

Sonunda İzmir’e eski otogara geldiğimizde gözüme çok büyük görünmüştü bu şehir. Servise binip Üçkuyular’da indiğimde sabahın çok erken bir saatiydi. Okulun demir parmaklıklarının kapısındaki kilidi görünce ürkmüştüm. Çeyrek saat kadar sonra uyanıp kapıda dikildiğimi gören bekçi beni içeriye almıştı. Hatta sağ olsun çay demleyip ikram bile etmişti. Sabah 8’e doğru aileleriyle beraber sözlü sınava girecek çocuklar gelmeye başladı. O gün ilk tanıştığım kızla 20 senelik dostluğun başlangıcını yaptığımızın farkında değildim. Sıra bana geldiğinde sınavın yapıldığı sınıfın kapısını açan ellerim ter içinde kalmıştı. Sorulan üç soruyu da cevapladığımda beni müdür beyin odasına yönlendirdiler. Önceden hazırladığımız gerekli belgeleri teslim ederken müdür , velimin imzası için dışarıdan gelmesini istedi . Ona yalnız geldiğimi söylediğimde durakladı, beni şöyle babacan bakışlarla süzdü ve bir dahaki gelişime imzalatıp getirmek üzere evrakı verdi. Olmuştu , okula kabul edilmiştim o anki mutluluğumu tarif edemem. Derin bir nefes alarak tekrar otogarın yolunu tuttum. Oraya vardığımda saat sabahın 11’iydi. Otobüsün kalkmasına daha çok vardı. Firmanın yakınlarındaki boş banka oturdum, kalan son paramla bir simit ve bir şişe su aldım ve tuvalete gitmek dışında o banktan hiç kalkmadan akşam saat 21’e kadar bekledim. Yanıma oturan insanlarla bir-iki laf etsem de tedirgindim. Yabancı bir yerdeydim sonuçta… Otobüse binince rahatladım ama yine gözümü bile kırpmadım. Sabah olup evin kapısından içeri girer girmez annem ve ablamın soran bakışlarına sadece “kazandım” diye yanıtlayarak iki günlük uykusuzluğa yenik düştüm.

Bütün bu macerayı başlatan bu okula gitmem gerektiğini ısrarla söyleyen ablam olmuştu. Hayatımı değiştiren , dolu dolu üç yılımı geçireceğim ve ömürlük dostlar edineceğim o yatılı okul İzmir Maliye Meslek Lisesiydi…

Facebook Yorumları
Yatılı okul ilk bölüm
4.7 (93.33%) 6 Oy verildi.
, , , , ,

Yazar Yeliz ÇETİNTAŞ Hakkında

Tüm Yazıları → Yeliz ÇETİNTAŞ

2 thoughts on “Yatılı okul ilk bölüm

  1. Yaşadıklarımız çok benzer şeyler. Bizim dönemde (92 mezunuyum) sözlü yoktu ama 3. yedek olarak kazanmıştım. Ödüm kopuyordu bütün asiller gelecek de ben giremeyecegim okula diye. Aynı senin gibi yaşadığım şehir dışına ilk çıkışımdı. Babamla gitmiştik. Babam hemen eve dönmek taraftarıydı, bense yüzünü bile görmediğim uzak akrabalarımla tanışıp evci çıkma izni almak istiyordum. Sadece adını soyadını bildiğimiz akrabaların adresini kayıt yapan bayanın yardımıyla telefon rehberinden bulup hâlâ görüştüğüm güzel insanlarla tanıştım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir