TUTARLARI TUTMAYANLAR

Sevgili okur, kadın-erkek eşitliğine inanan ve bunu savunan bir kadın olarak az önce bir tencere lahana sarması sardım, çöpü çıkardım, çamaşırları astım. Bence buna tutarsızlık denmemeli. Yani nihayetinde düşüncem değişmedi, hala siyasi ve toplumsal olarak kadınların haklarının erkeklerle aynı olması gerektiğini savunuyorum. Evde himayem altında olan iki çocuğun mutluluğunu ve huzurunu ideallerimden üstte bir yere koyan anaç bir tutum tutarsızlık olarak görülmemeli zannımca. Evdeki erkek bireyle ve onun yanlış yazılmış kodlarıyla her Allah’ın günü her bir iş için mücadele etmem feminizm davasına ne kadar hizmet eder bilmiyorum ama benim psikolojimi ne kadar bozar biliyorum. Realite insanı yere hızlıca çarpıyor, yumuşak davrandığını görmedim. Haa, eğer lahana sarmasını sararken bunun bizzat benim(kadının) görevim olduğuna inansaydım, kızımı yardım için çağırırken oğlumu çağırmasaydım, her ikisinin de tabaklarını masadan toplamasını beklemeseydim, çamaşır telinden aldığım eşyalarını ellerine verip dolaplarına kaldırtmasaydım işte o zaman bu düşünceye ihanet etmiş olacaktım. Aile saadetini ara sıra idealize ettiği düşünceden üstte tutan bir kadın düşünün, işte o benim! Ve evet tutarlılık tanımına bakılırsa arada tutarsızım. Çünkü bazen iddialı bir şekilde tutarlı olmaya çalışmak epey yorucu… Eğer kimse tatmin olmadıysa devam ediyorum 🙂

Geçen bayram, köydeki ziyaretlerden birinde “kadınların görevleriyle” ilgili benim diyen feministi çatlatan bir nutuk dinlemek zorunda kaldım ki bu nutku bizzat bir hemcinsim üç dakikalık bir konsantrasyonla ve inanarak sunmuştu. Valla benim yanlış kodlanmış adam bile onun yanında zemzemle yıkanmış gibi kaldı. Hemcinsime göre bir erkek tek başına bir evde yaşayamazdı. Nutkun son cümlesi “ölür” oldu zira. Yalnız yaşayan tüm adamların zombi olduğunu zannediyor kanımca. Yoksa teorisi çöker. Neyse, etki alanı taş çatlasa yüz insan boyutlarında olan bu kadın filozofu yine de bana göre tutarlı bulduğumu itiraf etmem gerek. İnandığı gibi yapıyordu. Böyle bir tutarlılığa mı bakmıştınız acaba? Yanlışta tutarlı olmak da bir erdem midir? Kafamda deli sorular!

Misallere bakalım, çünkü sıkıcı yazıların en ilgi çekici kısmıdır. Anneler ve babalar! İdeal anne-baba olmakta tutarlı mısınız? Yani şiddete karşı olduğunuzu söylediğiniz halde masum yavrularınız birer vampire dönüştüğünde çılgın gibi bağırıp kulaklarına yapışıyorsanız bu benim az önceki tutarsızlığıma biraz benziyor. Yani eminim öyle yapmıyorsunuzdur da eğer aranızdan minicik bir yapıyorum diyen varsa lütfen az önceki kınamasını yavaşça yere bırakıp o alaycı tebessümünü sonlandırsın. Ya önemli olan çocuğumun mutlu olması tutarlılığınız? Yazılıdan kaç aldığını sorup, sınıfın geri kalanının ortalamasını merak edip evladı çapraz sorguya alıyorsanız o mutlu tutarlılık evinizin penceresinden az önce sihirli bir şekilde havalandı:) Kitap okumanın öneminden bahsettiğiniz halde okumadı mı? Ona kitap okuyan biri olarak ne kadar erdemli ve sabırlı olduğunuzu gösterin bakalım. Yani çocuk size bakıp morarmış bir şekilde tehditler savuran bir insana dönüşecekse okumasın zaten 🙂 Bu olsa olsa sezonlarca dizi bitirip akşam yemeğini son dakikada pişiren bir ebeveyn tutarlılığı olabilir. Falan filan.

Bunları yazarken çarpıcı tutarsızlık örnekleri düşündüm. Misal katıldığı cenazede Fatiha okuyan deistler tutarlı mı gerçekçi mi hümanist mi? Kola içmek sosyalizmi bozar mı? Kar amaçlı dükkan açmak komünizme halel getirir mi? Bi tencere lahana sarması feminizmi…?

Sonuç? Tutarlılık söylediklerimiz ve yaptıklarımız arasındaki dengedir insan kardeşlerim. İrademizi “mümkün mertebeye” ayarladıktan sonra biraz tutarlarımız tutmayabilir çok da şey yapmayın…

Facebook Yorumları
TUTARLARI TUTMAYANLAR
5 (100%) 5 Oy verildi.
, , ,

Yazar Filiz MANDACI Hakkında

Fakir bir ailenin aristokrat kızı. Hasbelkader okudu. Yazmasaydı delirecekti...
Tüm Yazıları → Filiz MANDACI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir