Ana Sayfa / Etiket arşivi: aile

Etiket arşivi: aile

BANA BİRAZ PERVA BEYFENDİYE DE AYRAN LÜTFEN

Sevgili okur, bilirsiniz, ağzı düzgün, terbiyeli ve yazarken de konuşurken de asla aşırıya kaçmayan bir insanım. Böyle olmayıp da bunu marifet sayanlara da bir anlam veremem. Tamam, arkanızdan ve “içimden” olmak kaydıyla küfrün bini bir para olabilir. Bu beni “terbiyesiz” biri yapar mı? Pervasız hiç değilim. En son 3 yaşındayken ...

Devamını oku...

ANNE

Karşımda bir fotoğrafın asılı, gözlerinde beni hüzne davet eden bir ifade var. Gözlerine bakınca çocukluğuma kavuşuyorum sanki. Bedenim şu an burada olsa da ruhum başka bir çağda. Gözlerine bakıyorum anne. Gözlerin geçmişe açılan bir kapı, o kapıdan içeriye yüreğimi uzatıyorum. Gözlerine bakıyorum anne, gözlerin derin bir kuyu. Gözlerin ne çok ...

Devamını oku...

Bu Bir Monolog Olamaz

Sevgili okur, sesleniyorum ama kusura bakma! Yani dinlemezsen farketmeyebilirim. Mesleki bir hastalık, diyalog gibi başlasam da anlatmaya başladığım şey monoloğa dünüşüveriyor. Etkileşim beklemediğimden değil ama nasıl bir etki bırakıyorsam muhatabımda birden kendi kendime konuştuğumu anlıyorum 😀 Evde de böyle bu.. Soruyla bile girsem muhabbete cevap koca bir sessizlik. Yok, beni ...

Devamını oku...

Yolun Sonu 4

Gecenin yarısında, soğumuş minibüsün camları kendi nefesi ile buğulanmıştı. Gözünü bir tıkırtıya açtı. Buhardan dolayı onu arabanın içinde görmeyen biri kapıyı zorluyordu sanki. Daha dikkatle dinleyince; herhangi bir kapının kilidi açık mı diye kola asılıyor gibiydi. O da bu sallantıya uyanmıştı. Biraz daha uyanınca, bir kâbustan arta kalan donmuş bir ...

Devamını oku...

Jekyll ve Hyde’dan Yaşamın Sırları

Sevgili Okur, size bu satırları sırasıyla pırasalı börek, sütlü çörek, Hindistan cevizli kek yedikten sonra yazıyorum. Teee Hindistan’dan geldiği için cevizi büyük harfle yazarak önünde saygı ve iştahla eğiliyorum. Siz aklınızda tutabilesiniz diye arada yediğim haddi hesabı olmayan besin zincirini saymıyorum. Zira bu zincirde şeker bademi, kurabiye üzümü yiyor. Beni ...

Devamını oku...

BABAMIN TIRAŞ TASI

*Foto: Tibette 800.000 kişinin (çoğunluğu okul çağında çocuktur) katılımıyla gerçekleştirilen meditasyon. Mağarasından gece karanlığına bakan adam, karanlığın içinden kendine doğru yükselen kükremeleri, tıslamaları; yağmur öncesinde gökten tepesine inen gümbürtüleri duyunca keşfetti korkuyu. “Göremediği şey” idi korkunun adı. Mağaranın kapısını kayayla kapatınca bu korku sustu. Algısını sınırlayarak becerdi bunu. İç ve ...

Devamını oku...

Osuruk Ağacı

Sevgili Okur, artık fakir değilim! Yo yo heyecanlanmayın o kadar, yüklü bi mirasa filan konmadım. Yıpranma tazminatımı almadım ama buna dair bi umudum var hala 🙂 Sadece artık Eylül ayından korkmadığımı fark ettim! Ne alakası olduğunu anlatıcam canım biraz sabret! Hazır korkmuyorken bu ayı sevmemiz için bi kaç neden de ...

Devamını oku...

Oğlumun Kokusu

Bir kokusu var bizim evin. Oğlumu emzirdiğim günlerin kokusu, annemin ağrılarının olmadığı günlerin kokusu, keçi sağarken kovama dolan sütün kokusu, annemin sıcak sac ekmeğine tereyağı sürüp bize yedirdiği günlerin kokusu. Aslında huzurun kokusu, umudun kokusu, güzel olan ne varsa ona dair bir koku. Bu günlerde bu kokuyu duyuyorum yine. Ilık ...

Devamını oku...

Elektrik Alamıyorum

Sevgili okur, harika bir Pazar gününden merhaba! Öyle yaşam doluyum, öyle coşkulu, öyle mutlu! Hayırdır, dedin tabii 🙂 Ben ki kendini tüm memleket gerçeklerinden soyutlayabilen bir desperate ev hanımıyım, ne terör, ne “bizim fetih mi, sizin fetih mi” saçmalığı, ne zaten paralarını alsalar bile bir süre sonra başka bir göçükte ...

Devamını oku...

Zorunda mıyım?

ozel-degilsin-zorunda-olmak

Sevgili okur, Zorunda mıyım 🙂 Güzel bir Pazar günü geçirmek zorunda mıyım! Yani niye böylesi bir mahalle baskısı oluşturuyorsunuz üzerimde? Evet, siz! Kalabalık ve mutlu kahvaltı sofraları (breakfest mı lunch mı belli değil brunch diye tembelliğinize de bi kılıf bulmuşsunuz), deniz kıyısı fotoğrafları, kahveler, kitaplar bilmemneler 🙂 N’apsaydım ayran budalası ...

Devamını oku...