Ana Sayfa / Az Pişmiş / MUTLULUK NASIL ÖLÇÜLÜR?

MUTLULUK NASIL ÖLÇÜLÜR?

Sevgili okur, son günlerde mutlu olmak ve mutluluk kavramı üzerinde epey düşündüm. Bu biraz da üzerinde uğraştığım bir çalışmayla ilgili. Yoksa oturayım da biraz düşüneyim dediğim zamanlar genelde acele aldığım kararların olumsuz sonuçları olduğu zamanlara denk gelir ki epey sıktır. Türkiye İstatistik Kurumu diye bir kurum var, 1926 yılında kurulmuş ( bak buradan sonrası çok sıkıcı diye esnemeye başladın görüyorum, biraz sabır reca ediyorum) ve işe insanları saymakla başlamış. Yani nüfus sayımı. Biraz bu kurumun sayfasında vakit geçirince gördüm ki neleri saymamış ve tabloya dökmemiş ki! Yani bi yerde benim evdeki yıllık tuvalet kağıdı kullanımına dair veri çıkabilir diye korktum açıkçası. Dediğim gibi benim takıldığım konu : mutluluk!

Türkçe derslerinde somut olmayan, soyut kavramlara ilk örnek gösterilen kelimelerden biri. Sema öğretmenim kulakları çınlasın, “çocuklar bakın, işte şu anda mutluyum, hanginiz benim mutluluğuma dokunabilirsiniz” dediğinde gidip ona sarılmak ve “bak, işte dokunabiliyorum” demek istemiştim. Evet, onun sınıfın ortasında bize mutlulukla gülümsediğini görebiliyorduk ama bu bizim ellerimizle değil bambaşka, adını bile bilmediğimiz bir duyu organımızla hissettiğimiz bir şeydi. İstatistiği yapıldığına göre ölçmenin bir yolunu bulmuşlardı demek! Ölçebilmek için onu tanımlamak gerekirdi önce, neyi ölçtüğünü bilmek. Yani insanların kan örneklerini alıp laboratuvarda serotonin miktarlarını mı ölçmüşlerdi acaba? Mutluluk sadece bu hormonun salgılanmasına indirgenebilir miydi? Kafamda deli sorularla o kurumun baz aldığı mutluluk tanımını aradım. Arayan mevlasını da tanımı da bulabiliyor sevgili okur. Tabloda bulduğum mutluluk tanımı şu şekilde:

Mutluluk: Acı, keder ve ızdırabın yokluğu ve bunların yerine sevinç, neşe ve tatmin duygularının varlığıyla karakterize edilen durum; hayattan genel olarak memnun olma halidir.

Burada kalmayıp, memnuniyeti de tanımlamışlar:

 Memnuniyet: İhtiyaçların ve isteklerin karşılanmasından doğan tatmin duygusudur.

Böyle tanımların içine sıkıştırılmış bu iki soyut kelimeye bakıp, tutmak için ellerimi uzatmış olabilirim. Bu tanımdan başka arama motorunda filozofların mutluluğu tanımlayıp tanımlamadıklarına bakmak istedim. Sayfalarca! Herkesin mutluluk tanımı ve buna ulaşma şekli farklıydı. Nasıl ölçüldüğüne kafamın takılması biraz da bundandı sanırım. Yani kayınvalidem, yaptığı duaya çok insanın gelmesini mutlu olmak için yeterli sayarken, benim için o topluluktaki içtenlikle gelen insan sayısı mutluluk kaynağıydı. Hadi gelin ölçün? Ben üstü tozla kaplı eski bir kitabımı bulmaktan, açıp tanıdık birkaç satır okumaktan mutlu olurken, annem onu evde kurtulunması gereken bir fazlalık olarak görüp aynı mutluluğu nasıl hissedebilirdi? Sıcaktan bunalmış bir şehirliyi mutlu eden yağmur, tarlasını biçmek üzere olan bir çiftçiyi mutsuz edebilirdi. Şimdi mutluluğu ve memnuniyeti ölçmek için “yağmur sizi mutlu eder mi” sorusu ne kadar yeterliydi? Hele ki benim gibi bugünden yarına mutlu olacağı şeyler değişen biri için belirlenmiş sorularla ölçülen mutluluk sadece o günün mutluluğu değil miydi? Daha uzun felsefe yapabilirim, o potansiyel var, lakin ben bu konuda “geyik muhabbeti” çevirmenin ötesine geçmek istemiyorum.

2016 yılı Memnuniyet Araştırmasına göre ülkemizde yaşayan güzide vatandaşların yüzde 61’i mutlu! Bu vatandaşların mutluluğunu hangi mevsimde ölçtüklerini bilmiyorum, muhtemelen ilk bahar diye şüphelenmekteyim. Vatandaşlarımızın mutluluk oranının işsizlikten, enflasyondan, geçen yıl ülkede patlayan bombalardan, darbe girişimlerinden falan bağımsız bir şekilde zirveye doğru tırmanması doğrusu göğsümü kabarttı. Meğer biz evde toplumsal bir karamsarlık içine gömülmüşken kalan yüzde altmış bireysel mutluluklarını leziz bir şekilde yudumlamaktaymış! Sen, benim gözlerim bi açıl! Sen, bende bi ampul yan! Hemen gidip televizyonun fişini çektim, radyoyu çöpe attım, evin içine yazılı matbuatı sokmama kararı aldım. Ne yani millet mutluluk denizlerinde yüzerken ben küresel acıların sancısını mı çekeceğidim? Gidip ölçtürmedim, şimdiye kadar kurumdan hiçbir yetkili de temasa geçmedi ama serotonin seviyemin gittikçe yükseldiğini hissediyorum. Ölçmeye hacet yok, mutluluktan geberiyorum. Hepinize mutlu bir hafta, mutlu bir bayram dilerim..

Bir sonraki yazıda: Peki kimler daha mutlu? Erkekler mi kadınlar mı? Mektepliler mi alaylılar mı? Fakirler mi Zenginler mi?

MUTLULUK NASIL ÖLÇÜLÜR?
5 (100%) 3 Oy verildi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar : Filiz MANDACI

Bakmak isteyebilirsiniz!

Mutluyum

Okuldan eve yürüdüm. Kaç gündür almayı unuttuğum tuzu sonunda aldım. Günlük gazetemi okudum. Bugün bulaşık ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir