Ana Sayfa / Az Pişmiş / KIY(A)METİ KENDİNDEN Mİ MENKUL?

KIY(A)METİ KENDİNDEN Mİ MENKUL?

“-Bu eve aldığın en işe yarar şey bu musluk.

-Hayır, bu eve aldığım en işe yarar şey sensin.”

Sevgili okur, şekerim düşük, çünkü vücudum günlük belli dozlarda alması gereken şekeri alamadı, vermedim. Evet, anlatım bozukluğu oldu sandınız ama yok. Yani hem vücut benim vücudum diyorum, hem de vermedim diyorum. Eeee eller, kollar başkasının mı? Siz çok yanlış yerden yakaladınız dikkatli ve gıcık okur 🙂 Fiziki bütünlüğün dışında bir de ruh bütünlüğü var ki, bu ruhun dibinde kalan son irade kırıntısıyla kendimi şekersiz bırakıyorum iki gündür. Hiç küçümseme, bilenler bilir iki gün nassı bi yüzyıldır. Zaman ve görelilik diyor başka da bir şey demiyorum. Ben diyeyim saat, siz deyin saniye, ben diyeyim çay, siz deyin bisküvi, ben diyeyim kahve siz deyin bitter çikolata. Oha. Kavgada söylenmez. Lütfen bi gider misiniz! Dur ama giderseniz ben kime çemkiririm, kalın lütfen. Şimdi durup dururken adama sarmayayım, zaten çocuklara verdiği ceza yüzünden kıl oluyorum. Ceza dediğin işlenen suça uygun olur. Kazaen, bahçede oynarken daha dün aldığımız bir topu, arkadaşlarının marifetiyle patlatmışlar. Eh, top da iyicene, masarife sokan bi toptu. N’apalım, ölelim mi yani. Evet, ölelim. Aman efendim, “malına sahip çıkmak” konulu bir nutuk dinledik hep beraber. Arada bana da laf gönderiyor, sana söylüyorum kızım, sen anla gelinim modu. Yav kızcağız ister mi daha bi günlük yepisyeni topu patlasın? Hem abisinin ne günahı var? Kardeşinin malına sahip çıkmamak. Eh, o zaman bize de ceza çıkar buradan. Çocuklarımızın malına sahip çıkmamak. Valla iş top fabrikasına kadar gider böyle. Kısa kes, ceza ne? İki gün abur cubur yememe cezası. Faydacı ve güzel görünüyor di mi? Ben zaten ceza verecek bir suç görmüyorken ortada bir de gayet uygunsuz bir ceza. Sarı kart yerine direkt kırmızıya abanan bu arkadaşın bilinçaltı bu çeşit mal mülk koruma kodlarıyla dolu. Bana laf çarpmasının nedeni de benim bilinçaltım bunlar hariç başka çer çöple tıka basa dolu. İstiyor ki hem ben, hem çocuklar eşyaya hak ettiği değeri verelim. Yahu on altı senedir aynı çamaşır makinesini, buz dolabını, fırını kullanan insanım, bi teşekkür etmez (çünkü onun seçtiği marka olduğu için sağlam, ne kadar kullanıcı hatası olsa, gök taşı düşse de bi şey olmaz) ama gel gör ki süpürürken kablo gerilip hasbelkader prizi yerinden kıpırdatacak bir durum olursa, yine aynı nutuk! Boşuna anlatma, dinlemiyorum, temizliğin hararetiyle fazla ısınmış beynim, mesaj alınamıyor. Hatta bu kadar yorgun bir anımda bir de üstüne söylev dinlemekten ötürü içimde yeşil bi şey büyüyor, ben diyeyim hulk, siz deyin boşanma avukatı! Gün içinde kaç kere boşandığımın haddi var hesabı yok. Neyse, evet, ona “kıymet verme” bahsinde katılıyorum. Ama neye kıymet vereceğimizi seçerek. Misal, sen beni ne kadar iyi kullanıyorsun be adam? Garanti belgem de yok, bu kadar hor kullanılır mı bi insan, hadi bakalım, hodri meydan! Haa bu bozulursa yenisiyle değiştiririm diyorsan o başka. O zaman çocuklar da topu patlatırlarsa yenisini alırlar bu mantıkla. Diyelim ki cezalık bir şey bu. Sorduk, otoriteler de öyle dedi sayalım, işlenen suça uygun ceza ne olabilir? Harçlıklarından kesebilirsin ya da yeni bir top alabilmek için bazı görevler verirsin. Çok istiyorlarsa yaparlar. Aranızda şeker karşıtı sağlık örgütüne üye arkadaşlar var, biliyorum. Eğri oturup doğru konuşalım. Gün içinde bir dondurma yiyemiyorsam çocuk olmamın ne anlamı kaldı? Hem, tüm gün çocukların bu talepleriyle uğraşan bana da değil mi bu ceza? Bence evde kendi kalsa katiyyen kaldırır cezayı, dayanamaz. Markete birlikte gittiğimizde topu bana atarak çocuklara daha kolay hayır diyor mesela, çocuklarla o yalnız gittiğinde bakıyorum her istediklerini alıp gelmiş. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Yarın, yasağı delmek adına evde pasta pişir işin yoksa, ki var! Kendim yiyemeyeceğim bir pasta üstelik… eveet bir şeker krizinin daha sonuna geldik, azalarak bitmesi umuduyla, eşyaya değer değil ama insana kıymet vereceğiniz günler dilerim efendim…

KIY(A)METİ KENDİNDEN Mİ MENKUL?
5 (100%) 6 Oy verildi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar : Filiz MANDACI

Bakmak isteyebilirsiniz!

Eşyanın Anlamsızlığı Üzerine

Sevgili okur, Burada yazdığım bunca itirafa rağmen hala beni “nahif” olmakla onurlandıranlar var içinizde. Layn! ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir