Kadının Yazmama Serüveninde Turşunun Yeri ve Önemi

TURŞU KURMA VE YAZAMAMA ÜZERİNE

Çok sevgili okur, artık size biraz yağ çekmeye karar verdim 🙂 Bu kadar aralı yazınca “sevgili okur” seslenişinin sizin gibi sabırlı bir kitleye çok az olduğunu düşündüm. Memleketin hali stabil kalırsa halka sesleniş ünlemim budur. Yok efenim diğer gezegenlerden bir saldırı filan olmaya kalkarsa daha afili bi şey bulmaya çalışırım. Nihayetinde ben titiz ve mükemmeliyetçi bi yazanım. Ruh halimdeki dalgalanmalar (tahmin ediyorum sizinkiler de) hayal dünyamda ciddi fay kırıklarına neden oldu. Ben de yazamayan, ruhu alçıya alınmış bir hasta gibiyim. Çiçek göndermeyin. Vereceğim aslında var olmayan hesap numarasına sevgilerinizi göndermeniz yeterli 🙂

Peki yazamıyorum da n’apıyorum? Valla en son yağlı biber turşusu yapımı diye bir videoya denk geldim 🙂 Lan baktım ciddi ciddi kıl biber almaya çıkmışım. Ana bi baktım sirke de almışım dönüşte. Mutfakta sarımsak soymaya başladığımda bu işin şakası olmadığını anladım! Ne yani “ kocamı nasıl öldürdüm” diye bir video izlesem? Töbe est 🙂

Rende işi bitti. Bir arkadaşın nefis betimlemelerle yazdığı salça yapımıyla ilgili yazısında dediği gibi kendimi de rendeden geçirdim domateslerle birlikte. Saklamaya değmeyecek şeyler geçmiş rendeden. Tuzlasam da sıcak sıcak kavanozlasam da bozulacak şeyler. Bi kenara ayırdım. Ufak dozlarda eksiltip kurtulmayı deneyicem. İnşallah.

Vicdan azapları yaşamak için mazoşistçe tutumlar geliştirdim. Kütüphaneden üç kitap alıp, facebookta zaman harcayıp hepsini bitirememe azabı. Çocuklarla ilgili binlerce azap 🙂 Kendime bir iş çıkarıp asıl yapmam gerekeni yapmayı ertelediğim onlarca günün azabı. Lan manyak mısın millet takır takır ölüyor sen nereye yatacağını düşünüyorsun azabı. Sonuncusunda köreldikçe gerçek dünyadan da kaçasım, çizgi filmlere filan sığınasım geliyor. Artık çocuklarla izlediğimiz çizgi filmler konusunda bile zevklerimiz ayrıldığı için Heidi’yi tek başıma izlediğim oldu 🙂 Çok acıklı bi durum nereden bakarsan. Yok oradan bakma, oradan bakınca komik hakikaten 🙂

Başka? Hmm, masa üstü bilgisayarı açıp, yanıma zeytin tabağı alıp “sevgili okur” yazdım. Eeee deme hepsi bu. Sevgili okur. Nasılsın, iyi misin, beni sorarsan hiç iyi değilim, ne zaman düzelirim bilmiyorum. Bi müzik açsam rahatsız olur musun? Du bakayım neler var. Linkin Park! La manyak mısın, linkin park dinleyip ne yazılır ki? Daha yumuşak bi şeyler..hmm James Blunt! Saçmalama kızım bu adamı dinlediğinde aşklı maşklı bi şeyler yazıyosun, şimdi milletin derdi bu mu? Amaaaan milletin derdi, milletin derdi. Oturup zırlak insanları daha mı zırlatayım. Ümit filan versem. Kime? Yav millete işte. Verme. Niye. Yine kaybederler…

Yaz mevsiminin kaçınılmaz karı-koca kavgaları da epey vaktimi aldı. Valla daha bitecek gibi de durmuyor zira şerefsiz Merkür yine geri gidiyormuş 🙂 Tatilde, evde, uzun(ve verimsiz) vakit geçirmek, ev sakinlerini ayrıntılı gözlemleme ve dönüt verme açısından çok verimli oluyor. Tabii verdiğiniz dönütler ani reflekslerle püskürtüldüğünde o reflekslerin en küçüğünü alıp teleskopla bakmaya, misal pire kadarsa deve gibi görmeye de müsaitsiniz.  Hakikaten arsenik mi striknin mi fosfor mu diye düşünüp, az acılı bol acılı senaryolar oluşturuyor, oluşturmanın bile verdiği tatminlik duygusuyla buruşturup zihnimin gerisine atıyorum. Daha vakit var nhah ha ha.

Evet, çok sevgili okur, neden yağ çektiğimi anladın sen. “Şizofrene bağlamış bu” teşhisin hatalı. Sen bi doktor değilsin, ben hasta olsam da.. Ama hastayım. Sana 🙂 🙂

Facebook Yorumları
Kadının Yazmama Serüveninde Turşunun Yeri ve Önemi
4.7 (93.33%) 6 Oy verildi.
, ,

About Filiz MANDACI

Fakir bir ailenin aristokrat kızı. Hasbelkader okudu. Yazmasaydı delirecekti...
View all posts by Filiz MANDACI →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir