Jekyll ve Hyde’dan Yaşamın Sırları

Sevgili Okur, size bu satırları sırasıyla pırasalı börek, sütlü çörek, Hindistan cevizli kek yedikten sonra yazıyorum. Teee Hindistan’dan geldiği için cevizi büyük harfle yazarak önünde saygı ve iştahla eğiliyorum. Siz aklınızda tutabilesiniz diye arada yediğim haddi hesabı olmayan besin zincirini saymıyorum. Zira bu zincirde şeker bademi, kurabiye üzümü yiyor. Beni merak etmeyin, hepsini ağzımda yirmiye yakın bir sayıya kadar çiğnedim. Sonuçta 8 ile 20 birbirine gayet yakın, komşu sayılırlar bi yerde. Nerede? 2’şerli ritmik sayma tablosunda 🙂 🙂 Yani ümidim o yöndeki tüm bu yediğim şeyler bana yağ olarak dönmeyecek. Eğer gittikleri yerden dönme şansları varsa!! Ya ne olacak? Hedefim tek bir gramını dahi iskan etmeden Ninja kaplumbağaların yaşadığı mahalleye göndermek. Tam da bu yüzden öğleden sonranın mayıştırıcı ışığında, güneş dolu odamda çayımı yudumluyorum. Kifayetsiz hareketler içine girmekten yoruldum. Deli danalar gibi yürüdüm, akşamları koştum, az yedim, n’oldu? N’olduuuu diye ulusam yeridir. Tanımadığım, görmezden geldiğim, selamını almadığım bir kitle göbek nahiyeme çöreklendi. Meğer çok geniş bir coğrafyaymış benim gövde. Bu dağımsı, tepemsi oluşumların sayısı mevsimine göre ikiye, yaşa göre ikinin katlarına çıkabiliyor. Yanaklarım sıksan tekrar sıkasın gelecek kadar dımbıldadı. Lassie filminde Lassie yavaş çekimde koşarken koca yanakları nasıl dalgalanıyor benimkiler de o tür bir çekimde aynı performansı verebilir!

En acısı dört yanım kendini sağlıklı yaşama adamış akrabalarla çevrili olmam. Benim çevrem pek geniş. Yarı çapımı “ekmeği kes” olarak alın. Ekmeği kes’in karesi x pi sayısı= Benim göbek çevrem. Eeee aynı formülü bol ekmeğin karesi x kadayıfın tazesi ile eşittir desek n’olacak? Dedirtmiyorlar. Ağız tadıyla şişmanlayamıyorum bile. Bik bik bik. Ekşi maya, kefir, yerli tohum, ilaçsız tarım,  gedeosuz besin, sin sin sin… Yankı gibi. Halbuki biri susuyor öbürü konuşuyor. İşte, efendim bu insanlar GDO neyin bi şeye kafayı epey takmışlar. Kırk kere dedim “gerekli değilse de olsun” biz yaptık tarzı bir kısaltmadır bu. Genetiği Değiştirilmiş Organizma demekmiş. Eskiden uzaylıların olduğu bi film vardı. Dünyalar Savaşı diye. Bunu duyunca aklıma hep o geliyor. Amaaan çok ta tın. Genetiği mi değiştiriyo neyi istiyosa değiştirsin kardeşim. Yok ama bu akrabalar gelişmelere değişmelere kapalı insanlar. Skolastik bunlar. Adamlar bi şey biliyo da değiştiriyo di mi? Ama yok! Bunlara hep aynı genetik olacak. Kolay mı la sittin senedir aynı olan genetiği değiştirmek! Bak ben annemin bi insan ömrü olan bakış açısını, öğrencilerin derse öcü gibi yaklaşımını değiştirebiliyor muyum? Valla bravo adamlara.

Düşündüm de yine de bazı şeyleri “bu haliyle” seviyorum. Hani mümkünse çayın genetiğiyle oynamasın adiler. Bu açıdan bakarsam fikrim değişir skolastik olur. Evet iklimin değişip sonbahar olması kadar çabuk fikir değiştiririm ben. Bi de bu doğal halim. Hiç bi bilim insanının ellemesine gerek yok. Yazılım sürekli güncelleniyor. Sabah ceberrut bakışlarla höyküren bi anneyken öğleden sonra pamuk prenses olup yedi cücelerle dans edebiliyorum. Ev ahalisi bu halimden “kafa gitti” diye bahsediyor.. Şimdi önümüzde akşam seansı anne var. Tek korkum akşam banyo saatinde kurt kadına dönüşmek. GDO’cu bilim insanlarına sesleniyorum. Elimde iki adet çok temiz organizma var. Bunların hasarlı kısımlarını çıkarıp kendi kendilerine banyo yapıp, banyoyu da temiz bırakıp, yataklarına girip kitap okumaya başlayan kısımlar ekleyip değiştirilmesi hususunda gereğini bilgilerinize arz eder, yalvarırım. Bi kaç dilim de Hindistan cevizli kekten kaldı. H büyük ! Benim göbek aldı yürüdü. Nokta. Soru işareti 🙂

Facebook Yorumları
Jekyll ve Hyde’dan Yaşamın Sırları
4.8 (96.67%) 6 Oy verildi.
, , ,

About Filiz MANDACI

Fakir bir ailenin aristokrat kızı. Hasbelkader okudu. Yazmasaydı delirecekti...
View all posts by Filiz MANDACI →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir