Gitmek

Yurtdışında yaşayan herkese gelsin;
Eğer kendi ülkenizden daha medeni bir ülkeye göç etmişseniz ilk zamanlarınız bir tatil, bir macera, bir şakadan ibarettir. Tanıdığınız herkesle güler eğlenir gezersiniz. Kimse yolda sizi rahatsiz etmez, beyninizin büyük bir kısmını kullandığınız tehlikeleri nasıl bertaraf ederim bölümü artık yeni neler keşfedebilirim, hayattan nasıl daha çok keyif alabilirimlere çalışmaya başlar. İstediğiniz saatte istediğiniz yerde istediğiniz kıyafetle olursunuz. Yepyeni insanlar, yepyeni zihniyetler, yerler, sporlar keşfedersiniz. Zaman geçtikçe şaka gerçeğe dönmeye başlar, hele de oturma izni ya da vatandaşlık gibi yollara girdiyseniz, eviniz bellemeye başlamanız gereken yer orasıdır artık. Farkında olmadan yeni hayatınızı inşa etmeye başlamışsınızdır bile.
Zaman geçtikçe özleminiz artar, kalkar gidersiniz, ailenizi arkadaşlarınızı görürsünüz, özlediğiniz yemekleri yersiniz. Canınızı sıkan olaylar bile tatlı gelir bazen. Aldığınız bu taze kanla yeni evinize dönersiniz. Sizi biraz idare eder bu hasret gidermelik, geçti sanırsınız ama yine gelir yoklar, hem de belki hiç beklemediğiniz bir anda. Bir anneyle kızını kahve içerken gördüğünüzde, muhtemelen ilkokuldan beri tanıdığı en yakın arkadaşıyla doyasıya sohbet eden kızı gördüğünüzde. Çünkü sizin ilkokuldan, liseden üniversiteden arkadaşlarınız yoktur orda. Anılarınızı yaratmak zorunda kalırsınız. Zamanla bir hayat yazarsınız o medeni yerde ama ülkenizde o yaşamadığınız hayatın gölgesi hep gelir peşinizden. Sizi en derinden tanıyan insanlar saatlerce uzakta başka mevsimlerdedirler. Daha sesli gülen, daha çabuk sinirlenen, gündelik her ayrıntıyı ciddiye ve tiye alan İtalyanlar, Fransızlar, Akdenizliler, çat pat Türkçe espri yapan almanlar, tutkulu güney Amerikalılar en yakın arkadaşlarınız olur. Ne de olsa civardan biraz tanıdık hava getirmişlerdir. Sizdendirler. Çok seversiniz onları. Herhangi birinin ülkesine geri dönme kararı hayatınızı fazlaca etkiler. Çünkü aileniz olmuşlardır. Biri geri dönünce işte oturup bunu yazarsınız.
Eğer peşinden koştuğunuz bir hayal uğruna geldiyseniz o hayale sıkı sıkı sarılırsınız. Çünkü annenizle içemediğiniz her kahvenin, toplanıp şakalaşamadığınız her aile buluşmasının, lise, üniversite arkadaşlarınızla oturup ağzınızı yaya yaya kahkaha atamadığınız her anın, sokaklarda, caddelerde, kafelerde gençliğinizden hiç bir anının olmayışı, sıfırdan başlattığınız hem parasal hem duygusal hayatta kalma mücadelenizin tüm faturası o hayale kesilir. Ankara’nın Kızılay’ı, İstanbul’un Hisar’ı derken uzaya fırlatılmış roket gibi kalakalırsınız. Yörüngenizi tekrar bulduran şey uğraştığınız iş ve peşinden koştuğunuz hayal ve yanınızda aynı evrelerden geçen kardeşlerinizdir Yanınızda sabit kalanlara şükreder, tarhana çorbasını özleyerek gününüze devam edersiniz. Türkiye’de yaşamanın bedeli ağır demiş filozofun biri, geçmişinin yaşadığın yere ait olmamasi da çok hafif değil hani. (Ülkerindeki savaştan kaçıp yurtdışına yerleşmek zorunda kalan tüm mültecilerin affına sığınarak yazılmıştır.)

 

Facebook Yorumları
Gitmek
4.8 (95%) 4 Oy verildi.
, , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir