Don’t Shoot

Sevgili okur, deriiin depresyon kuyularından çıkıp yazacak bir kelime arayıp bulamamam, bulduğum kelimelerin olan biten her şeye lanet okuma ya da muhatabına küfür olarak çıkması dolayısıyla bir süre hepinize izin verdim anacım. Hadi yine iyisiniz! ( Valla böylesi bi durumu bile lehime çevirebiliyorsam hakkaten de depresyondan çıkmışım lan)

Biliyorum meraktasınız da, ince hastalık işte. Sadece biz çokkk entellllektüell, hasssasss ruhlu insanlarda bulunan bir nevi kendini arama, arayıp bulamama, mesaj bırakma, tekrar arama, aramaktan vazgeçme döngüsü hastalığı. Literatürde yoksa koysunlar bi zahmet, onu da biz mi söyleyicez! İşte böyle arayan mevlasını da bulur diye çıktığım yolda genelde belamı bulup yola devam etmeye karar verdiğim bir süreçti. İki hafta! Dile kolay! Bunca zaman bir iki satır yazımı okuyamayınca kim bilir siz okurlarım ne bekleyişler içinde kıvrandınız. Kıyamam!

Memleketim de insanı kuyudan çıkaracak gibi değil ki, daha bi depikliyor kafanı uzattıkça. Akşam haberlerini kendime yasakladım. Günde bi kaç doz başkalarına çemkirmeden kendi içime bakma meditasyonu uyguladım. Ay bi pis çıktı! Kız evin içi zaten belli de kendi içim ondan betermiş ya. Onun kaşı, bunun gözü derken bi de baktım şaşı kalmış, şaşırmışım. (zaten öyle olduğumu ben değil siz biliyodunuz)

Neyse, mutluluk denizlerinde yüzmeme engel olan tek kişi benmişim meğer tespitiyle yeni güne heyecanla başlayıp eve dönerken sevgili öğrencilerime, çokk sevgili öğretmen arkaaşlarıma, sapsayın müdürüme filan söylenerek dönünce tedaviyi yarım bıraktığımı anladım. Üzgünüm yani. Bu antibiyotik gibi, sonuna kadar kullanmazsan daha da feci tekrar ediyor! Kaç kere söyledim kendime oysa. Sorun sendeee. Hiç kızma. O çocuk kulağından kulaklığı çıkarmıyorsa, yöneticiler “nası yani yaaa” çekip seni yönetmelikler konusunda onlarca yıl sonra bile aydınlanamamakla suçluyorsa, daha doğrusu çocuk zaten kulaklıklarıyla mutluysa ve ondan daha doğrusu yöneticin senden dolayı değil bu uyarıları yaptığı ve herkese ulaştırdığı için mutluysa, arkadaşların birbirlerine çemkirmeyi bi rahatlama, bi kendilerini yeniden konumlandırma, bi ifade biçimi olarak görüyosa, SANA N’OLUYOR kızım! Relax, take it easy..(İngilizcem çok yeterli mesajı) Salak mıyım lan ben. Yetersizliklerimden bina ettiğim makaleme yeterlilik koyuyorum? Hah şöyle, devam ediyorum. Ama şimdi yetersizlik dedim ya. Olumsuz kelimeler, etiketler filan. Bi durayım. Zaten acayip oldum. Fasfakir bir köylü kızıyım ama yüzlerce kat döşeğin altındaki bezelye tanesini hisseden de bi prenses tarafım var. Çok datlıyım ben yaa, selametle!

Facebook Yorumları
Don’t Shoot
5 (100%) 4 Oy verildi.
, ,

About Filiz MANDACI

Fakir bir ailenin aristokrat kızı. Hasbelkader okudu. Yazmasaydı delirecekti...
View all posts by Filiz MANDACI →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir