Ana Sayfa / Az Pişmiş / CAHİL CESARETİM (I.BÖLÜM)

CAHİL CESARETİM (I.BÖLÜM)

Sevgili okur, bugün yine zihnimin odalarına dolan farkındalık sağanağına yakalandım. Yoo bir kitabın sayfalarında başlamadı, aksine kanlı canlı insanlardan kaçıp sığındığım buralarda yakalanıyorum bilgi yağmuruna. Burada okudukları kitabı, kitaptan çıkardıkları öz suyu, etkilendikleri filmleri, müzikleri, denedikleri tarifleri, sahip olduklarını bakış açısını –bir şekilde-samimiyetle paylaşan insanlar, ruhumu da bakışımı da katman katman genişletiyor. Samimi bir şekilde korkanları, korkmaz görünenleri , söylediğini yapanları, hiç samimi olmayanları da bir şeyler öğretiyor. Karşımda sesimin yankısını duyamayacağım sonsuz bir boşluk bazen, bazen hemen geri çarpan koca bir duvar. Nasıl büyük bir lüks! Şefkat ve merhamet kelimelerinin eş anlamlı olduğunu düşünürken otuz sekiz yaşına kadar, sadece iki cümle yetiyor aralarındaki farkı anlamama. Şefkat, varoluşsal bir özelliktir yazmış arkadaş. Oysa merhamet için nesne gerekir. Merhamet yönelen bir duyguyken, şefkat zaten senin bir parçandır. Bunu duyduğum an bir parçam olan şefkati düşündüm. Benim epey büyük bir parçam. Belki de ben komple şefkat bezinden biçildim. O kadar yoğun bir şekilde akıyordu ki ruhumdan yaptığım her işe biraz karışıyordu. Bu farkındalıkla gözlerim yaşardı. Ben bu farkındalıkla gepgeniş oldum…

Yine geçenlerde biri esprili bir şekilde “en yakınımızda bulunan altı yedi kişinin ortalaması” olduğumuzu yazmış. Bunu okuyunca beni aşağı çeken birkaç kişiyi tepikleyip, onların yerine beni yükselten, genişleten insanları yakına almamın ne sakıncası olabilir diye düşündüm. Tabii dört bir yanınız seçilmiş kişilerle çevrili olduğunda-hadi biz ona elit bir çevre diyelim-kendinizi “hiç” hissetmeye de başlayabiliyorsunuz. Tam bir şey yazacak olduğunuzda, daha iyisini yazan birini okuyorsunuz. Muhteşem bir fotoğrafçı, kendi çektiğiniz fotoğrafın “vasat” olduğunu görmenizi sağlıyor. Öyle katatonik bir biçimde kalakaldığınız, değersizlikle dolu anlar. Bakın bu cümleye nokta koyduğum anda “katatonik bir biçimde kalakalmak” anlatım bozukluğu oluşturmuş olabilir ve okuyan bir arkadaşım şu an bıyık altından gülümsüyor olabilir diye düşündüm misal 😀  ve yapmam gerekenin ne olduğunu biliyorum, buldum! Tabii ki bir sürü değerli ve güzel şey olduğunu kabullenip, başka bir “değer” yaratmaya çalışmak. Şunu peşinen söylemeliyim: Değersizlik hissi bir bataklık! Adamı içine çekiyor, tepindikçe batıyorsun. Tepinmeyin 😀  Sabırlı olmalısınız. Yavaş yavaş çıkmalı ya da duruma göre-girmelisiniz! Ben kendi tavsiyelerime pek uymam, genelde dalarım 🙂  Ama yanımda her zaman taşıdığım yardımcı bir kuvvet var: CAHİL CESARETİM! Yıllar önce eşimle gittiğimiz bir otelin su kaydırağından havuza dalmıştım. Eee n’olmuş diyen büzülmüş dudaklarınıza hitaben cevap veriyorum: Ben o zamana kadar bir su birikintisine ayağımı sokmamış, deniz görmemiş, yüzme bilmeyen bir genç kızdım. Sırtımda pervasız elbisem, cahil cesaretim…Ben bu elbiseyle iki çocuk büyütüyorum. Oğlumu doğurduğum günün sabahı herkesi kovmuştum evden, HER ŞEYİ biliyordum be! Çaresizlikten ağladığımda cahil cesaretim avutmuştu, kalk kız, yaparız, olur, hallederiz, sorun yok, sorun yooook. Güneş tepemi pişirirken çocuk parklarının yalnızlığında ağladığımda elini omzuma koyuyor cesaretim. Geçiyor, öğretiyor, pişiriyor insanı. Ve “olmaya” başladığınızda “nasıl yaptığınıza hayret ettiğiniz” zamanlara varıyorsunuz.

Yıllar sonra okuma-yazma bilmeyen bir sınıf öğrenciyle karşılaştığımda da işe yaradı. “Yaparız be, n’olcak ki” dediğinde görmeliydiniz, nasıl müthiş bir ikna kabiliyeti var! Sizi “iyi bir öğretmen” olduğunuza da “iyi bir anne”, aşçı, yüzücü olduğunuza da ikna edebiliyor. Çok uç bir örnek vermek isterim, örneklerdeki özne ben olduğum için” kendini bi şey zannediyor” diye eleştirilme tehlikesini de göze alarak bunu yine de yapmak isterim. Ama bir sonraki yazıda 🙂

CAHİL CESARETİM (I.BÖLÜM)
5 (100%) 1 Oy verildi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar : Filiz MANDACI

Bakmak isteyebilirsiniz!

Yolun Sonu 4

Gecenin yarısında, soğumuş minibüsün camları kendi nefesi ile buğulanmıştı. Gözünü bir tıkırtıya açtı. Buhardan dolayı ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir