Ana Sayfa / Az Pişmiş / BİR HAYALİM YOK

BİR HAYALİM YOK

Sevgili okur, sabah kalorifer peteğinin çıtırtısıyla uyanmak benim için zenginlik göstergesidir. Çocukken oturduğumuz evlerin çoğunda camlar macun marifetiyle bir deliğin içine yerleştirilmiş, evin mağaramsı yapısını aydınlatsın diye bir ışık kaynağı olarak tasarlanmış soğuk hava üfleyen birer delikten ibaretti.  Tasarlanmış demek, tasarlama eylemine çamur atmak olur.  Yani kalorifer peteğinin çıtırtısı ve dışarının gürültüsünü içeri vermeyen camlar benim için bildiğin geleceğe dönüş filmindeki gelecek hayali! Daha iyisini hayal edemiyorum.

Bir arkadaşım, aslında teknik bir konudan bahsediyorken-ki biz mütemadiyen teknik konulardan bahsederiz-artık hayal kuramadığını söyledi. Söylediğini anlamadığımı düşünüp “hayal kuramamanın nasıl bir şey olduğunu, aslında küçük yaşta ne kadar bol ve çeşitli hayaller kurabildiğini” anlatmaya devam ediyordu. Oysa daha ağzından “hayal kuramıyorum” cümlesi çıktığında onu içtenlikle hatta fazlasıyla anlamış bulunuyordum. Sadece kendimde olduğunu düşündüğüm bazı duygu ve durumların bir başkasında da öyle olduğunu öğrenmek bende bir iyileşme etkisi yapıyor! Yuppi  bi tek ben değilmişim! Yabancı ülkelerdeki terapi gruplarının mantığını anlıyorum galiba. O yüzden bazen bu köşede sayıklıyor olmak bence o kadar da saçma bir şey değil. Evet, bazen saçmalıyor olabilirim. Ama 39 yaşında belli bir okur yazarlık seviyesinde birinin “saçmalayabilir” olması bile bir başkası için iyileştirici olamaz mı? Bu yazının alıcısı durumunda olan kalabalığın içindeki o az biraz insan için? Misal “hayal etmek” kavramını iki anlamlı kullandığım bu yazıdan sonra hangi çeşit hayal etmede hangi seviyede olduğunu bi durup düşünecek misin merak ettim. Aslında sen çarpma işlemini çoktan öğrenmiş, x’i yalnız bırakan kahpe denklemler çözüyor olabilirsin ve sana karmaşık denklemler cazip geliyor. Ama hala bu kalabalığın içinde bırak çarpma işlemini yapmayı, ikişer ritmik saymayı yeni öğrenenlerin de olduğu da yadsınamayacak bir gerçek. Hayır, ben niye sayısalcı örnekler veriyorsam? Yani bazılarına tek kelime yeterken (sen?), bazıları iki sayfalık açıklamalara  muhtaç diyelim. Yoksa ben bu köşeyi bi cümlede bitersem geri kalan boşluklara ne basacaklar? Diyordum ki “hayal edemiyorum”. Annem kırptı, okul kırptı, elalem kırptı. En çok da o! Ne düşünsen ayıp, ne düşünsen abartı, fazla, cüretkar bulundu, ne yapsan eksik. Böyle böyle hayal edememeye başlıyor insan. Bu bir hastalık. Daha bugün bir dergide okudum. Okulda özene bezene yazdığı şiirini hocasına gösterip taklitle suçlandıktan sonra, daha taklit ettiği şairi bile tanımayan öğrencinin yıllarca şiirin ş’sini bile yazamadığının hikayesi. Bir tarafta bunlar varken bir tarafta da çizdiği iki çizgi bile Rönesans ressamı addedilmesine yeten cahiiil cesaretiyle Cin Ali çizimlerine sergi açanlar da var. Hah, işte onların orta yerinde bi yerlerde durabilsek ya! Yani ben kalorifer peteğinin çıtırtısından koca bir şömine çıtırtısına geçeyim demiyorum yanlış anlaşılmasın. Ama olanın daha iyisini hayal edebilmek güzel değil mi? Ay bu harika, daha ne olabilirde kalmaktansa yani.

Martin Luther, özür diliyorum. I have no a dream. Hayaller diyemiyorum o derece!

BİR HAYALİM YOK
5 (100%) 3 Oy verildi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar : Filiz MANDACI

Bakmak isteyebilirsiniz!

Kavuncu Ricardo ve Kapucino

Sevgili okur, su sıcaklığı 37 derece olan kapalı bir havuzdan 38 derecede tütmeye başlamış bir ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir